Türkçe  Türkçe » Türkçe  Türkçe
  • Türkçe At

    Türkçe

    kimya
         Astatin'in kısaltması.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    kim. Astatin elementinin simgesi.

  • Türkçe at

    Türkçe

    isim
     
    1 .    Atgillerden, binme, yük çekme veya taşıma gibi hizmetlerde kullanılan memeli hayvan.  
    2 .    Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.


       

    Atasözü, deyim ve birleşik fiiller

    ata et, ite ot vermek
    at binenin (veya iş bilenin), kılıç kuşananın
    at binicisine göre kişner
    at çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak
    at gibi
    at hırsızı gibi
    atı alan Üsküdar'ı geçti
    atını sağlam kazığa bağlamak
    atın ölümü arpadan olsun
    at izi it izine karışmak
    at koşturacak kadar
    at koşturmak
    atla arpayı dövüştürmek (veya dalaştırmak)
    atlar nallanırken kurbağalar ayak uzatmaz
    atlar tepişir, arada eşekler ezilir
    at nalı kadar
    at olur, meydan olmaz (bulunmaz), meydan olur (bulunur), at olmaz (bulunmaz)
    at oynatmak
    at pazarında eşek osurtmuyoruz!
    attan inip eşeğe binmek
    at var, meydan yok

    Birleşik Sözler

    at anası
    atbalığı
    at başı
    at cambazı
    at donu
    at gözlüğü
    at hırsızı
    at kestanesi
    atkuyruğu
    at meydanı
    at sineği  

  • Türkçe

    Biyoloji Terimleri Sözlüğü


    Tek parmaklılar (Perissodactyla) takımının, atgiller (Equidae) familyasından, küçük başlı ve kısa kulaklı, uzun kıllı yele ve kuyruğu olan, geniş bir tırnakla çevrilmiş olan üçüncü parmağının ucu ile yere basan, bütün dünyaya yayılmış, erkeğine aygır, dişisine kısrak denilen bir tür.

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    ad, isim, unvan, lakap

  • Türkçe

    Divanü Lügatit-Türk


    at

  • Türkçe

    Gösterim Sanatları Terimleri Sözlüğü


    Binme, yük çekme kadar, sirklerde gösteri hayvanlarının, başında gelen, toynaklıların tek parmaklı altakımından olan hayvan.

  • Türkçe

    Güncel Türkçe Sözlük


    a. 1. Atgillerden, binme, yük çekme, taşıma vb. hizmetlerde kullanılan, tek tırnaklı hayvan. 2. Satrançta, her yönde siyahtan beyaza ve beyazdan siyaha bir hane atlayarak L biçiminde hareket eden taş.

  • Türkçe

    Orta Öğretim Terimleri Kılavuzu


    (zooloji)

  • Türkçe

    Tarama Sözlüğü


    bk. çakal

  • Türkçe

    Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü


    Alt

  • Türkçe

    Veteriner Hekimliği Terimleri Sözlüğü


    Zoolojik sınıflandırmada Equidae ailesinin equus cinsinden olan at türüne verilen genel ad, hippos.

  • Türkçe

    Zooloji Terimleri Sözlüğü


    (Equus caballus): Tek-parmaklılar (Perissodactyla) takımının atgiller (Equidae) takımsından bir memeli türü. Küçük başlı ve kısa kulaklıdır. Uzun kıllardan yapılmış yele ve kuyruğu vardır. Geniş bir tırnakla çevrilmiş oları üçüncü parmağının ucu ile yere basar. Asya ve Avrupa yaban atlarından evciIleştirilmiştir. Bütün dünyaya yayılmıştır. Erkeğine aygır, dişisine kısrak denir. Birçok ırkları vardır.

  • Türkçe AT

    Türkçe

    Uluslararası İlişkiler Terimleri Kılavuzu


    bk. Avrupa Topluluğu

Türkçe  Türkçe » İngilizce  İngilizce
  • Türkçe at

    İngilizce

    -tı horse. ––ı alan Üsküdar´ı geçti. colloq. It is far too late now (to rectify it). ––/––lar anası mannish woman with large features. –– başı beraber/bir both in the same condition, on the same level. ––a binmek to mount a horse; to ride a horse. –– cambazı 1. equestrian performer, show rider. 2. horse dealer, horse trader. –– çalındıktan sonra ahırın kapısını kapamak to lock the barn door after the horse is stolen. ––a et, ite ot vermek to distribute work or goods without considering the needs and skills of those involved. –– gibi huge (woman). –– hırsızı gibi shifty-looking big (man). ––tan inip eşeğe binmek to come down in the world. –– izi it izine karışmak to be such a confused society that one can´t tell the good people from the worthless. –– kılı horsehair. –– koşmak /a/ to hitch a horse to (a carriage). –– koşturmak 1. to gallop, gallop a horse, ride at a gallop. 2. colloq. to fool around, chase rainbows. –– koşturacak kadar büyük/geniş huge (room, house, etc.). –– meydanı hippodrome. –– nalı horseshoe. –– nalı kadar immense (medal, medallion, ornament). –– oynatmak 1. to show off one´s skill as a horseman. 2. /la/ to compete (with). 3. /da/ to rule, establish one´s overlordship (over). 4. to act as one wishes. 5. /da/ to be knowledgeable in (a subject). ––ın ölümü arpadan olsun. proverb It is not worth depriving oneself of something one likes for fear of bad consequences. –– pazarı horse market. –– pazarında eşek osurtmuyoruz. vulg. Shut up and listen to what I´m saying. ––ını sağlam kazığa bağlamak to take precautions in one´s business. –– yarışı horse race.

  • İngilizce

    (ADJ.)
    equine, of or like a horse

  • İngilizce

    (N.)
    horse, steed, (British) gee gee, (term used by children) hack

  • İngilizce

    horse; (satranç) knight; equine

Türkçe  Türkçe » Almanca  Almanca
  • Türkçe at

    Almanca

    s Pferd, s Rop, r Gaul, e Mähre; r Springer (satranç).

  • Almanca

    Pferd [das], Roß; (kötü at) Gaul [der]; (satrançta) Springer [der]

  • Almanca

    Pferd, Rop, Gaul, Mähre; Springer (satranç)

Türkçe  Türkçe » Fransızca  Fransızca
  • Türkçe at

    Fransızca

    cheval [le]

  • Fransızca

    cheval

Türkçe  Türkçe » Azerice  Azerice
  • Türkçe at

    Azerice

    at

Türkçe  Türkçe » Flemenkçe  Flemenkçe
  • Türkçe at

    Flemenkçe

    het paard

Türkçe  Türkçe » Lehçe  Lehçe
  • Türkçe at

    Lehçe

    koń

Türkçe  Türkçe » Yunanca  Yunanca
  • Türkçe at

    Yunanca

    (το) άλογο, (ο) ίππος

Türkçe  Türkçe » Arnavutça  Arnavutça
  • Türkçe at

    Arnavutça

    kalë

Türkçe  Türkçe » Kazakça  Kazakça
  • Türkçe at

    Kazakça

    at

  • Kazakça

    jılqı

İngilizce  İngilizce » İngilizce  İngilizce
  • İngilizce AT

    İngilizce

    model of IBM PC introduced in 1984AT (Advanced Technology) P6æt; unbetont0259;t

  • İngilizce

    designed for use against tanks or other armored vehiclesAT (anti-tank) P6æt; unbetont0259;t

  • İngilizce at

    İngilizce

    prep. in, on, near; indicating time or location; toward

İngilizce  İngilizce » Türkçe  Türkçe
  • İngilizce at

    Türkçe

    (N.)
    asker [brit.], savaşçı [brit.], eyt

  • Türkçe

    (Prep.)
    [æt; unbetontət]
    de, da, ye, ya, e, a

  • Türkçe

    edat 1. Bir yeri belirtmek için kullanılır: at my office benim büroda. at the station istasyonda. 2. Bir zamanı belirtmek için kullanılır: at five o´clock saat beşte. He works at night. Geceleri çalışır. 3. Bir hareketin hedefini gösterir: Look at her. On

  • Türkçe

    -de, -da; -e, -a, -ye, -ya

  • Türkçe

    -de

  • Türkçe

    de

  • Türkçe

    asker (brit.)

  • Türkçe

    -da

  • Türkçe

    -e

  • Türkçe

    -ya

  • Türkçe

    -ye

Azerice  Azerice » Türkçe  Türkçe
  • Azerice at

    Türkçe

    at

Kazakça  Kazakça » Türkçe  Türkçe
  • Kazakça at

    Türkçe

    ad

  • Türkçe

    at

  • Türkçe

    başlık

  • Türkçe

    isim

Yukarı Çık

NeDemek.org anlamını bilmediğiniz kelimelerin Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Rusça, Azerice, Hollandaca (Flemenkçe), Yunanca, Japonca, Lehçe, Osmanlıca ve bir çok dilde sözlük anlamı ve çevirilerine pratik bir şekilde cevap veren çok dilli ve kapsamlı bir sözlük ve bilgi kaynağıdır.

"Ne demek?" ve "Nedir?" gibi sorularınıza cevaplar bulabilir ve kelime anlamlarını öğrenebilir, atasözleri, deyimler ve türetilmiş kelimelere bakabilirsiniz.

Türkçe bilim terimleri sözlüğü veritabanında bir çok konuda terimler ve anlamlarına ulaşabilirsiniz. Veritabanında yer alan Türkçe kelimeler TDK - Türk Dil Kurumu - sözlük anlamı referans alınarak eklenmiştir.


Nedemek.org kelime araçları kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanımı kolay kelime yardımcılarıdır. Kelime bulucu ve bulmaca sözlüğü kullanmanın kelime hazinenizi geliştirmenize, kelimeleri doğru bir şekilde öğrenmenize ve karışık harflerden oluşan bir kelimeden yeni kelimeler bulmanıza, bulmacalarda takıldığınız kelimeleri bulmanıza yardımcı olduğunu göreceksiniz.